Veli AĞBABA

Müddeiye bakınca ‘Muhatap kim?’ dedim…

Malatya’ya doğru dürüst hizmeti dokunmayan (Mezhepçilik eğer hizmet ise o hariç) CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Veli Ağababa, geçen haftanın en çok konuşulan (!) ismi oldu. Veli Ağbaba’nın iddiası o ki; T3 (Türkiye Teknoloji Tanıtım) Vakfı’na, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden yüklü miktarda destek verilmiş, hatta yer tahsisinde bulunulmuş.

Yazıyı sesli olarak dinleyebilirsiniz.

İddia çok büyük…

 “Veli Ağbaba’yı hepimiz biliyoruz da, T3 Vakfı nedir?” diye soracak olursanız, “Teknofest’i organize eden kuruluş.” diye cevap verebiliriz. Biraz daha detay istenirse de “Teknofest havacılık ve uzay organizasyonları” diye ilave edebiliriz.

Peki bu kuruluşun başında bulunan kişi kim?” diye soracak olursanız da, “Cumhurbaşkanımızın damadığı ve Baykar Makina Teknik Müdürü Selçuk Bayraktar” deriz.

Selçuk Bayraktar’ın başkaca bir özelliği nedir?” diye bir soru sorulacak olursa da; “Ülkemizin 40 yıllık büyük imtihanı olan terörün kökünün kazınmasına sebep olan, insansız hava araçlarının mimarı” deriz.

Selçuk Bayraktar, Veli Ağbaba’nın iddialarına cevapları vermiş, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni de cevap vermeye çağırmıştı. İBB’den para alındığını söyleyen Ağbaba ise “Biz para demedik” diyerek olayı başka yerlere çekmeye çalışmıştı. İBB Hukuk Bürosu da Selçuk Bayraktar’ı doğrular mahiyette bir açıklama yayınlamıştı. Ancak İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’ndan her hangi bir ses çıkmamış, Selçuk Bayraktar da İBB ile olan anlaşmayı feshettiklerini açıklamıştı. Burada iddiaları ve verilen cevapları yazarak zamanınızı almak istemiyorum. Duymayan ve merak edenler son bir haftanın gelişmelerine internet üzerinden ulaşabilir.

Biz konuyla ilgili görüşümüzü aktararak son noktayı koyalım: “Terör belasına 40 yılını harcayan ülkemize, İHA’larla, SİHA’larla çağ atlatan Selçuk Bayraktar’ın niçin hedef alındığı ortadadır.

CHP” ve “Terör” kelimelerini yanyana getirmek haddimiz olmayabilir ama ne edersiniz ki son bir kaç yıldaki CHP temsilcilerinin icraatları ve yapılan ittifaklar bizi bu noktaya getirmiştir. Diyarbakır’da hendek kazan ve barikat kuran teröristlere “Arkadaşlar” diyen Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’sinin terör örgütlerini destekler mahiyetteki açıklamalarıyla tanınan sözcülerinin hedefinde NEDENse! hep millileşme hareketinin önde gelen isimleri yer alıyor.

Sözün burasında Veli Ağbaba’ya “Terörist” veya “Terörsevici” demiyorum ama siyasetçi dediğin uyanık olur. Kimin yanında durduğuna ve kime veya neye hizmet ettiğine bir bakar. Veli Ağbaba’nın ortaya attığı iddialar gerçek dahi olsa, iddiaların muhatabı olan kişinin kimliği bizi istemsiz bir şekilde “Bunun bir iftira olup olmadığını” sorgulamaya itiyor. CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba’nın terör ve teröristle arasındaki mesafeyi koruyamadığına örnek olacak icraatlarından biri ise aşağıdadır: 

TERÖRİSTİ TBMM’YE SOKTU

Barış Pınarı Harekâtı bölgesinde Resulayn’da geçen sene Kasım ayında, Mehmetçiğe uzaktan kumandalı bomba ile saldırı hazırlığındayken etkisiz hale getirilen 5 teröristten biri, 600 bin lira ödüllü turuncu listede aranan Ceren Güneş kod adlı terörist Özge Aydın’dı. “Özge Aydın ile Veli Ağbaba arasındaki bağlantı nedir?” sorusunun cevabı da şöyle: “Veli Ağbaba, 3 Aralık 2012’de, Ankara’da terör suçundan gözaltına alınan Türk Tabipler Birliği üyesi öğrenciler ve aileleriyle birlikte TBMM’de basın toplantısı düzenlemişti. Ağbaba tarafından Meclis’e sokulan ve şov yaptırılan kişi işte o cani Özge Aydın‘dır”

PARTİCİLER! SÖZÜM SİZE…

 Koronavirüs sebebiyle tüm dünya adeta hapsedilmiş durumda. Pandemi sebebiyle insanımızın kimisi işinden, kimisi de aşından oldu. Durum böyle olunca, fakirlerimiz ve muhtaçlarımız çoğaldığı gibi, haliyle fakru-zaruret içerisinde olanlar da; ister istemez hallerini gerekli mercilere arz ediyor. Acizane gücümün yettiği nispette arayanlara yardımcı olmaya çalışıyorum. Kimisine kendim yardımcı olmaya çalıştığım gibi, kimisinin de yönlendirdiğim kişiler vasıtasıyla sıkıntılarının izale olmasına gayret gösteriyorum. Geçenlerde bu sebepten ötürü beni arayanların bir kısmını Yeniden Refah Partisi Malatya İl Başkanı sayın Bilal Yıldırım‘a yönlendirdim. Bilal başkanın anlattığı bir olay, “Yüreğimi yaktı” desem yeridir. Bilal bey, olayı şöyle anlattı:

Bu ramazan ayında muhtarlarımızla görüşerek, fakir fukara tespiti yaptık. Mahalle mahalle, kasaba kasaba dolaşarak imkanımız muvacehesinde muhtarlarımızın verdiği adreslere giderek yardım bıraktık. Bir fakir aileyi ziyaret edip yardım paketimizi verince evin hanımı bana ‘Abi, bu paketin içinde bozulacak bir şey var mı?‘ diye sordu. Ben de ‘helva ve çikolata var‘ şeklinde cevap verdim. Bana ‘Abi o zaman onları alıp başkasına verin’ dedi. Ben de ‘Neden?‘ diye sorunca ‘Evde buzdolabı yok ki!‘ şeklinde cevap verdi. Eve girdiğimizde ise beyaz eşya namına bir şey görmedim. Murat bey, inanır mısınız? Bunun gibi birçok hadiseyle karşılaştık. Onun için ben kaç gündür arkadaşlarla yardım paketi dağıtmaya gitmiyorum. Yemeden içmeden kesildim

Aslında durum şuan biraz daha vahim olsa da , geçmişte de bu ve buna benzer hadiseler çoktu. Onun için “Komşusu aç iken, kendisi tok yatan bizden değildir” hadisini delil getirerek vurgulamak isterim ki; Tevbe suresi 60’ıncı ayeti kerimede geçen sekiz taifenin haricinde her hangi bir yere zekatını verenler, tekrardan zekatını kaza etmek zorundadırlar. Bu zorunluluk, dini bir zorunluluktur. Dini hassasiyeti olmayanlar, bu zorunluluktan beridirler. Yeniden Refah Partisi İl Başkanı Bilal Yıldırım’a bir kez daha teşekkür ederek, diğer parti ve sivil toplum kuruluşlarını, aç-bîlaç insanlarımıza yardıma çağırmak istiyorum. 


Bu işin partisi pırtısı olmaz. Herkes elinden geleni yapmalı…

 MALATYA’DA RİSK BİTTİ Mİ?

Covit-19’un en ziyade görüldüğü yer malum olduğu gibi İstanbul’dur. Peki, İstanbul’dan Malatya’ya geldiğinizde bir çok ilin çevre yolundan geçeriz. Malatya merkezin dışında bir çevre yolu var mı? Yok. O halde İstanbul ve Ankara’dan doğuda her hangi bir ilimize gitmek için Malatya’dan geçen her bir yolcu otobüsünde covit-19 şüphelisi varsa, bu Malatya için bir tehlike arz etmiyor mu? Diyeceğim o ki; bir bayram havasında Malatya’ya giriş ve çıkışların serbest olduğunu müjdeleyenler, bu sıkıntıyı göremiyor mu?

Doğrusu çok taaccüp ettim.

“YASAKLAR KALKTI” DİYE DÜĞÜN BAYRAM EDENLER!..

Belki de sigara kullanan biri olmadığım için, sigara paketlerinin üzerinde yazan uyarı mesajlarına güler geçerim. “Resmen kafa buluyorlar” derim kendi kendime. Madem zararlı niye üretimine izin veriyorsunuz kardeşim… Bu misali vermemin sebebi Malatya’da yasaklar kalktı. Resmen insanımızı dışarıda cirit atıyor. Sonra ise başta Malatya valisi ve sağlık müdürü olmak üzere habire medya ve sosyal medyada Malatya’da koronavirüs tehlikesi olduğuna karşı uyarılar yapıyorlar. Sanki “Dışarı çıkabilirsiniz ama dışarı çıkmak tehlikeli ve ölümcüldür” der gibi. Madem durum denildiği gibi vahim, o zaman neden Malatya’da yasaklar kalkıyor ki?

 HEMŞERİMİZİN FERYADI!..

Malatya’nın tekstil kenti olduğu, artık yurt içi ve yurt dışında herkes tarafından bilinen bir gerçek. İstanbul’da tekstilde ön plana çıkanlar iş insanları da Malatyalı. Pandemi sebebiyle sıkıntılı sektörlerden biri de tekstil. Bana mesaj gönderen bir hemşerimiz sıkıntısını şöyle dile getirmiş:

“Bildiğiniz üzere dünyada ve ülkemizde yaşanan pandemi sebebinden dolayı, bütün sektörler gibi tekstil sektörü olarak biz de telafisi yıllar sürecek ağır darbeler almış bulunmaktayız. Geçtiğimiz günlerde devletimizin yanında olmak için biz de Sağlık Bakanlığı’na teslim edilmek üzere maske üretimi gerçekleştirdik. Bu zaman zarfında bu tür ürünlerin ihracatı yasaktı. 2 hafta önce devletimiz hibe karşılığı ihracatın önünü açmıştır. Biz de hibe karşılığı ihracat yapabilmek adına DMO ile sözleşme imzaladık. Hibe üretimlerine başlamış durumdayız ve bir yandan da yurtdışı siparişleri ile ilgili ciddi bir yazışma içerisindeyiz. Hibe üretimlerini yapabilmek için ayrıca finansal kaynağa ihtiyacımız var. Ön ödeme şartı ile yüksek adetli siparişler konuşuluyor. Fakat maalesef ki numune gönderimi konusunda uluslararası kargo şirketleriyle sorun yaşamaktayız. Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) tarafından 50 adet maske numunesi gönderimi serbest bırakılmış olmasına ragmen, kargo şirketleri hâlâ yasağı uygulamakta ve numune paketlerini yurtdışına transfer etmemektedir. İvedilikle bu sorunun gündeme alınarak çözüme kavuşması hususunda, yetkililerin desteğine ihtiyacımız bulunmaktadır. Sektörün sorununun çözülmesi için ilgili makamlara ulaştırmanızı rica ediyoruz.”

 İLKLERİN ŞEHRİ MALATYA

Pandemi sebebiyle sosyal hayatımızda birçok değişiklik yapılmış durumda. Her sene geleneksel olarak düzenlenen iftar çadırları bu sene kurulmadı. İlimiz Malatya bu konuda herkese örnek bir projeye imza attı. Malatya Valiliği, Büyükşehir Belediyesi, Battalgazi ve Yeşilyurt Belediyeleri, İnönü Üniversitesi ve Kızılay Derneği Malatya Şubesi elele vererek örnek bir uygulama başlattı. “Vatandaş evinde kalsın iftarsız kalmasın” diye iftar çadırı vatandaşın evine götürülüyor. Her gün yaklaşık 3 bin kişilik iftar yemeği tek tek evlere servis ediliyor. İnönü Üniversitesi son derece modern olan mutfağını bu proje için açmış durumda. Valilik ve Kızılay tarafından verilen malzemeler İnönü Üniversitesi mutfağında, üniversitenin aşçıları tarafından hijyen ve sağlık koşullarına uygun olarak pişiriliyor. Pişirilen yemekler el değmeden özel makinelerde tek tek paketleniyor. Sonraki görev  isebelediyelerin. Belediyeler tek tek paketlenmiş bu yemekleri iftar vaktinden önce evlere servis ediyorlar. Her yönüyle alkışı hak eden Projenin tek eleştirilen yönü yemeklerin iftar saatinde biraz soğumuş olması. Onun sebebi ise hazırlanan paketlerin Batalgazi ve Yeşilyurt’un en uzak köylerine (mahalle) kadar götürülüyor olması. Dağıtımın yetişmesi için mecburen sevkiyatlar erken başlıyor.Gerek Ramazan dayanışması, gerekse kurumsal işbirliği açısından çok güzel olan bu uygulama her türlü alkışlı hakediyor. Uygulamanın gözden kaçan ve belki de en önemli noktalarından birisi; Üniversite/şehir, Üniversite/kamu ve Üniversite/STK işbirliğine çok güzel bir örnek olması


Bu sebeple emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum.

 YEŞİLYURT; GÜZEL VE ŞİRİNYURT…

Yeşilyurt Belediye Başkanı Mehmet Çınar‘ı Allah nazardan korusun. Hakikaten hem çalışıyor, hemde her saat, her gün ve her hafta Yeşilyurt’lulara  “Şunu şunu ve şunu yaptık” şeklinde medya ve sosyal medyada rapor veriyor.

Bu arada Yeşilyurt Belediyesinin basın bürosu da gayet güzel çalışmalar yapıyor. Mesela, hergün koronavirüs sebebiyle oluşan vaka sonuçlarını yayınlamaktan tutunda, günlük iftar ve sahur saatlerine varıncaya kadar vatandaşın bütün hassasiyetlerine mütenasip bir yayın yapıyorlar. Özellikle Yeşilyurt Belediyesi’nin “Bu hafta neler yaptık” şeklindeki video çalışması takdire şayan. Bu arada Yeşilyurttv de güzel yayınlarına devam ediyor. Tebrikler Yeşliyurt Belediyesi.


GEVREK’E “GELEN HABERLER” İLE İSTİFA ETTİRDİLER!

Tüm dünya, can kayıplarına yol açan koronavirüs ile mücadele ederken, Malatya, birkaç gündür aslı astarı olmayan bir haberi konuşuyor. Ulusal düzeyde yayım yapan bir spor gazetesinde, BtcTurk Yeni Malatyaspor Kulübü Başkanı Adil Gevrek’in sezon sonunda görevi bırakacağını ileri sürdü. Malatya’da, bir internet sitesi ise içerisinde “şok” kelimesini kullandığı başlığıyla bu sözde flaş (!) gelişmeyi servis etti. Aslında kaynağın kim olduğu da pek anlaşılamadı! Takımı alt liglerden alarak Süper Lig’e, sonra Avrupa kupalarına taşıyan Gevrek’in yorulduğu iddia edildi. Maddi sıkıntılar nedeniyle kan değişikliğinin yararlı olacağını düşünerek bu kararı aldığı da öne sürüldü.

​Başkan Gevrek’in yerine 3 ismin dillendirilmeye başlandığı belirtildi. Aday olabilecekler arasında Nuri Tuna, Hasan Hüseyin Bozkurt ve Şevket Salık’ın adlarının geçtiği aktarıldı. Peki! “Gelen haberler arasında” cümlesinde denildiği gibi bu bilgiyi kim verdi? Gerçeklik payı nedir? En net yanıtı, kulübün basın sözcüsü Hakkı Çelikel verdi: “Büyük Malatyaspor camiasının ucuz oyunlara alet edilmesine seyirci kalmayacağız.” Haberlerin kasıtlı olarak servis edildiğin çok net bir şekilde ortada olduğu vurgusu önemliydi.

​Evet, Yeni Malatyaspor özellikle ligin ikinci yarısındaki kötü performansıyla kimsenin istemediği bir noktada. Bu durum, tüm Malatya’yı ve Malatyalıları da fazlasıyla üzüyor. Kalan 8 haftada kümede kalmak için kenetlenilmesi gerekirken, spekülasyonları anlamak mümkün değil! Bu kadar emek vermiş ve başarılar elde etmiş Adil Gevrek’i hedef tahtasına oturtan kesim bilmeli ki, asıl zararı Malatyaspor’a veriyorlar. Bazı çıkar çevrelerinin oyunlarına karşın el birliğiyle yaşananlardan dersler çıkarılmalı ve yola emin adımlarla devam edilmeli…


Selam ve dua ile

Fiemanillah

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir